25 KASIM KADINA ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ

25 KASIM KADINA ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ

 

            Kadınlara yönelik aile içi şiddet, kadınlarla erkekler arasında eşit olmayan güç ilişkilerinin sonucu meydana gelen ve özel yaşam içinde olduğundan dolayı genellikle gizli tutulan, tespit edilmesi zor bir sorundur. Birleşmiş Milletler Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi’nde kadına yönelik şiddet, ister kamusal isterse özel yaşamda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik acı veya ıstırap veren ya da verebilecek olan cinsiyete dayalı bir eylem uygulama ya da bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma” şeklinde tanımlanmaktadır.

            Aile içi şiddet organ travmalarına, geçici veya kalıcı sakatlıklara, yetersiz beslenmeye,

kronik hastalıkların artmasına, madde bağımlılığına, kronik ağrıya, korunmasız cinsel ilişkiye girmeye, pelvik enflamatuar hastalıklara, jinekolojik problemlere, düşüklere, düşük ağırlıkta çocuk doğumlarına, anne ölümlerine, intiharlara neden olabilen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Şiddet mağduru ve risk altındaki kadınlarda depresif belirtiler, organik nedenlerle açıklanamayan bedensel yakınmalar, uykusuzluk, yoğun korku ve kaygı duyma sık rastlanan belirtiler olarak bildirilmektedir.

            Bu kişilerin ‘yardım’ alabilecekleri hizmet alanları arasında belki de en başta Sağlık

Hizmetleri gelmektedir. Şiddet mağduru ve risk altındaki kadınların en çok sağlık sektöründe çalışanlara güven duyabildikleri ve en çok onlardan yardım talep ettikleri belirlenmiştir.

 

            Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı  işbirliğiyle  “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Programı” yürütülmektedir. Programın temel amacı: Şiddetin kadın sağlığı üzerine etkilerini azaltmak ve gelecekte kadına yönelik şiddet olgularını önlemek  olarak belirlenmiş; alt hedefler de:

− Aile içi şiddete uğrayan kadına yönelik hizmetleri temel sağlık hizmetlerine entegre etmek,

− Aile içi şiddete uğrayan kadına yaklaşım ve müdahale konusunda sağlık personelinin duyarlılığını ve yeterliğini geliştirmek,

− Aile içi şiddete uğrayan kadınlara yönelik kayıt-bildirim ve izlem mekanizması oluşturmak,

− Sektörler arası koordinasyon ve işbirliğini geliştirmek,

− Toplumu bilinçlendirme çalışmalarına katkıda bulunmak, olarak belirlenmiştir.

 

            Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı  işbirliğiyle hazırlanan “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadelede Sağlık Personelinin Rolü ve Uygulanacak Prosedürler Eğitimi Protokolü  ile yöneticileri ile birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmeti sunan kurum ve kuruluşlarda  çalışan doktor, hemşire, ebe ve diğer sağlık personelinin kadına yönelik aile içi şiddetle mücadelede duyarlılığının artırılması; mesleki beceri ve eğitim formasyonunun geliştirilmesi amaçlanmış ve eğitimleri yapılmıştır.

            Çok boyutlu bir halk sağlığı sorunu olan kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmak, ancak toplumun tüm kesimlerinin ortak ve kararlı mücadelesi ile mümkündür. Bu çerçevede yürütülecek çalışmalarda, Halk Sağlığı Müdürlüğü olarak tüm sağlık çalışanlarının eğitimlerini sürdürerek, Evlilik ve Gebelik Öncesi Danışmanlık Programı kapsamında toplumsal cinsiyet vurgulanarak, sağlık alanında kadının statüsünü yükseltmek, erken yaşta evlilikleri azaltmak, modern aile planlaması yöntemleri kullanımını artırmak, istenmeyen gebelikler, isteyerek gerçekleşen düşükler ve anne ölümlerini azaltmak amaçlanmaktadır.

           

                                                                                                          Dr. İbrahim DEDECAN

                                                                                                            Halk Sağlığı Müdürü



Bahçelievler Mah. Stadyum cad. NO:35 YALOVA Tel : 0 226 814 00 33 - 34
Fax : 0 226 814 00 20
E-posta: yalova.hsmd@saglik.gov.tr